<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>HALİL KARTAL</title>
        <description>HAYATA YENİDEN BAŞLAMAK</description>
        <link>http://silbastann.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2009 21:26:42 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Bir dur demek gerek...İyi değil gidişatımız</title>
            <link>http://silbastann.blogcu.com/bir-dur-demek-gerek-iyi-degil-gidisatimiz_18654891.html</link>
            <guid>http://silbastann.blogcu.com/bir-dur-demek-gerek-iyi-degil-gidisatimiz_18654891.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bir dur demek gerek,&lt;br /&gt;İyi değil gidişatımız&lt;br /&gt;Omzum &amp;ccedil;&amp;ouml;kt&amp;uuml;, taşıyamıyorum, &lt;br /&gt;Ağır g&amp;uuml;nahlarımız&amp;hellip;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duymuyor, hissedemiyorum&lt;br /&gt;Bakışlarım eskisi gibi değil &lt;br /&gt;Biliyorum d&amp;uuml;şman değil kainat&lt;br /&gt;Yetişemiyorum ardından&lt;br /&gt;Koşamıyorum &lt;br /&gt;Ge&amp;ccedil;ip gidiyor hayat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum&amp;hellip;&lt;br /&gt;D&amp;uuml;şman değil k&amp;acirc;inat&amp;hellip;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dur demek gerek,&lt;br /&gt;İyi değil gidişatımız&amp;hellip;&lt;br /&gt;Bir el tutup kaldırsın artık&lt;br /&gt;Şaha kalktı g&amp;uuml;nahlarımız&amp;hellip;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yusuf değilim ben, Yusuf değil&amp;hellip;&lt;br /&gt;Z&amp;uuml;leyhalar g&amp;ouml;mleğimi &amp;ccedil;ok yırttılar&lt;br /&gt;Ka&amp;ccedil;madım belki ka&amp;ccedil;amadım&lt;br /&gt;Uyuttular&amp;hellip;&lt;br /&gt;Şimdi mi? Hi&amp;ccedil; biri yok&lt;br /&gt;Hep unuttular&amp;hellip;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultan da değilim mısıra&lt;br /&gt;K&amp;ouml;lesiyim g&amp;uuml;nahlarımın&amp;hellip;&lt;br /&gt;Bir el tutup kaldırsın artık&lt;br /&gt;Ohlara d&amp;ouml;ns&amp;uuml;n ah&amp;rsquo;larım&amp;hellip;&lt;br /&gt;K&amp;ouml;lesi olmayayım g&amp;uuml;nahlarımın&amp;hellip;&lt;br /&gt;HALİL KARTAL&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://silbastann.blogcu.com/bir-dur-demek-gerek-iyi-degil-gidisatimiz_18654891.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 11 Jun 2008 15:38:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Ölümü Öldürenler</title>
            <link>http://silbastann.blogcu.com/olumu-oldurenler_16429831.html</link>
            <guid>http://silbastann.blogcu.com/olumu-oldurenler_16429831.html</guid> 
            <description>&lt;U&gt;&quot;Adı, soyadı &lt;/U&gt;
&lt;P&gt;&lt;U&gt;Açılır parantez &lt;/U&gt;
&lt;P&gt;&lt;U&gt;Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti.&quot;&lt;/U&gt;1 
&lt;P&gt;Ömür ne kadar da kısa: kafesten kuş uçmuş gibi!.. 
&lt;P&gt;Şol yel esip geçmiş gibi!.. Doğumla gelen ölümle döner. Değişmez kader çizgisidir bu. Değişmeyen bu çizgiye &quot;Mevt-i ıztırârî&quot; denir. Bu nevî ölüm, her canlının dünya kisvesini muayyen bir vakit sonunda terketmesi şeklinde tarif edilebilir. Kur'an-ı Kerim'de buna işaret eden pek çok ayet-i kerime vardır: &quot;Nerede olursanız olun; ölüm size ulaşır.&quot;2 
&lt;P&gt;&quot;Her canlı ölümü tadacaktır ve ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir.&quot;3, &quot;Her canlı ölümü tadar. Bir deneme olarak sizi hayırla da, şerle de imtihan ederiz ve siz ancak bize döndürüleceksiniz.4 
&lt;P&gt;&quot;Biz Allah'a aidiz ve O'na dönücüleriz.&quot;5 Diğer bir ölüm şekli vardır ki; &quot;Ölmeden evvel ölünüz.&quot; sırrına erenlerin tattıkları ölümdür. Buna &quot;Mevt-i ihtiyârî&quot; denir. Nefsin hevâ ve hevesinden, bedenî lezzetlerden vazgeçmek, bunlara karşı bir ölü kadar duyarsız ve umarsız hale gelmektir. Bu özelliklere hâiz olanlar ihtiyârî ölümden sonra asıl hayata geçerler. İçlerinde ölümden korku nâmına hiçbir şey yoktur. Onların korkusu sevgiliden ayrı, uzak kalmaktır. 
&lt;P&gt;&quot;Ölümden korkmasam be hey yârenler 
&lt;P&gt;Korkum odur yardan k.. ( &lt;a href=&quot;http://silbastann.blogcu.com/olumu-oldurenler_16429831.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 09 May 2008 18:03:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Cenazeme gelir misin?</title>
            <link>http://silbastann.blogcu.com/cenazeme-gelir-misin_16428581.html</link>
            <guid>http://silbastann.blogcu.com/cenazeme-gelir-misin_16428581.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE class=EC_f11 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=457 align=center border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD class=EC_f14B height=50&gt;&lt;IMG height=342 src=&quot;http://goreleliler.com/blog/dosya/cenaze.jpg&quot; width=400&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD&gt;
&lt;A onclick=onClickUnsafeLink(event); href=&quot;mailto:s.demirci@zaman.com.tr&quot;&gt;SENAİ DEMİRCİ&lt;/A&gt;Biliyorum, hiç beklemiyordun bu daveti. Birden geliverdi değil mi? Ansızın vurdu şakağına; saçaktan düşen buzdan kılıçlar gibi. Şaşırdın. Huzurunun göbeğine irice bir taş savruldu; halka halka titremede gönlünün düştüğü göl şimdi. Neşesi kaçtı vaktin; sevinçlerini pervane ettiğin mumlar titredi, bitti. Akrep ve yelkovanın ayakları dolandı; beklediğin &quot;az sonra&quot;lar havada asılı kaldı. Hüznün ölü kelebekleri kıpırdadı, sızılandı. Aşinâlığın tadı bozuldu; acının ketum, kekre sütunları devrildi göğsüne. Başını yasladığın uzun saatler, uzanıp uyuduğun bitmez günler vaadlerini yerine getiremeyeceklerini söylediler; yüzleri yerde, mahçup. Oyala(n)dığın ağaç gölgeleri çekildi üzerinden. Avunduğun/avuttuğun haz perdeleri parelendi. Gözlerini ıslatamadan giden yağmurlar elindeki şemsiyeyi uçurdu. Konforunu bozmamak için parmak uçlarına basa basa odana giren, kalbini kanatmadan usulca gidiveren uzak acılar yakana dolandı şimdi. 
&lt;P&gt;&quot;Daha dün konuşmuştuk ama...&quot; diyorsun. &quot;Ama nasıl olur!&quot;lar çekip çekiştiriyor iki yakanı. &quot;Hiç beklenmedik bir ölüm!&quot; &quot;Vakitsiz&quot; &quot;Erken!&quot; &quot;Sürpriz!&quot; 
&lt;P&gt;İşine ara vereceksin bugün... Koc.. ( &lt;a href=&quot;http://silbastann.blogcu.com/cenazeme-gelir-misin_16428581.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 09 May 2008 17:48:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>VAZGEÇEMEDİGİMİZ YABANCI MÜZİKLER</title>
            <link>http://silbastann.blogcu.com/vazgecemedigimiz-yabanci-muzikler_16364591.html</link>
            <guid>http://silbastann.blogcu.com/vazgecemedigimiz-yabanci-muzikler_16364591.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;

&lt;STRONG&gt;Vazgeçemediğimiz yabancı müzikler vardır. Belki çoğumuz ne dediklerini bilmesek de müzik tarzı ve melodisiyle bizi büyüleyen bu müzikleri dinliyoruz. Bazen de &quot;acaba ne diyor&quot; diye de merak etmiyor değiliz. &lt;/STRONG&gt;


&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Bazı şarkılar vardır ki, meraktan öte &quot;dikkat&quot; isteyen sözleri vardır. İşte bu &quot;bazı şarkılar&quot;la alakalı okuduğunuzda sizi hayretler içerisinde bırakan ciddi bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum. Yeni Şafak yazarlarından Ali Murat Güven'in bu haberi biraz uzun olsa da, konunun dikkat çekici olması hasebiyle, haberi sonuna kadar okuyacağınıza inanıyorum. &lt;/STRONG&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;- . - &lt;/STRONG&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Led Zeppelinâ?¦ Michael Jacksonâ?¦ Beatlesâ?¦ Madonnaâ?¦ Metallicaâ?¦ Eaglesâ?¦ Rolling Stonesâ?¦ &quot;Dikkatli&quot; müzikseverler, her biri rock müzik tarihinde birer kilometre taşına dönüşmüş bütün bu solist ve grupların birçok sevilen parçasında son yıllarda ardarda &quot;şeytana övgüler içeren bölümler&quot; yakalıyorlar. &lt;/STRONG&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Pekiyi, nasıl oluyor da sözleri görünüşte son derece anlaşılır ve masum olan, dahası yıllardır müzikseve.. ( &lt;a href=&quot;http://silbastann.blogcu.com/vazgecemedigimiz-yabanci-muzikler_16364591.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 09 May 2008 22:22:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>LA-TAHZEN / ÜZÜLME</title>
            <link>http://silbastann.blogcu.com/la-tahzen-uzulme_16265971.html</link>
            <guid>http://silbastann.blogcu.com/la-tahzen-uzulme_16265971.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD vAlign=top width=&quot;100%&quot;&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD vAlign=top align=middle&gt;&lt;IMG height=220 src=&quot;http://www11.siteworld.de/home/siteImages/602657/14/bild1201309331.jpg&quot; width=315 border=0&gt; &lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;&lt;/TABLE&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD&gt;&amp;nbsp;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD vAlign=top width=&quot;100%&quot;&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD vAlign=top width=&quot;100%&quot;&gt;
&lt;P align=left&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;B&gt;LA-TAHZEN / ÜZÜLME&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&lt;B&gt;Unutma kin ve hırs, hasmından daha çok insanın kendi sıhhatine zarar verir.&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&lt;B&gt;&quot;Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma.&quot; (Haşr-10)&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&lt;B&gt;LA-TAHZEN / ÜZÜLME&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&lt;B&gt;Eleştiri ve tenkit seni üzmesin, bilesin ki eleştiri kişinin hatalarını görmesine vesile olur.&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&lt;B&gt;&quot;(Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar.&quot;(Maide-54)&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Fri, 09 May 2008 20:27:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Basiniza gelen 1 bela;1000 hayrin habercisi olabilir!</title>
            <link>http://silbastann.blogcu.com/basiniza-gelen-1-bela-1000-hayrin-habercisi-olabilir_16195981.html</link>
            <guid>http://silbastann.blogcu.com/basiniza-gelen-1-bela-1000-hayrin-habercisi-olabilir_16195981.html</guid> 
            <description>&amp;nbsp;
Her insan, hayatinin degisik karelerinde farkli farkli da olsa musibetlerle karsilasmistir/karsilasmaktadir. 
&amp;nbsp;
Tevhid adina muhim bir husus olmasi itibariyla da bu meselenin ayri bir onemi vardir. Esasen insanin basina gelen her musibet buyuk olcude onun hatalarindandir. Nitekim, &quot;Basiniza gelen her musibet, islediginiz gunahlar (ihmal ve kusurlariniz) sebebiyledir.&quot; (Sura, 42/30) ayet-i kerimesi de bu hakikati hatirlatmaktadir. Baska bir ayette ise hakikat soyle ifade edilmektedir: &quot;Iki ordunun karsilastigi gun icinizden arkasina donup kacanlar var ya, iste onlari, islemis olduklari bir kisim hatalarindan dolayi seytan zelleye ugratmisti.&quot; (Al-i Imran, 3/155) Evet insana gelen her iyilik Allah'tan, fenalik ise nefsindendir. (Bkz. Nisa, 4/79) Cunku fenaliklari isteyen, insanin nefsidir. Bu itibarla da derecesine gore insan, kalbinden gecen, hayalini kirleten veya soyle-boyle kendisini mesgul eden, mesgul edip duygularina fisk asilayan bir kisim dusunce, tasavvur ve tavirlardan oturu muaheze gorebilir. 
&amp;nbsp;
Simdi ilk muta.. ( &lt;a href=&quot;http://silbastann.blogcu.com/basiniza-gelen-1-bela-1000-hayrin-habercisi-olabilir_16195981.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 09 May 2008 23:02:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yükünüzü Yere Bırakın!</title>
            <link>http://silbastann.blogcu.com/yukunuzu-yere-birakin_16187441.html</link>
            <guid>http://silbastann.blogcu.com/yukunuzu-yere-birakin_16187441.html</guid> 
            <description>&lt;P class=EC_MsoNormal&gt;&lt;B&gt;&lt;I&gt;&lt;/I&gt;&lt;/B&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=EC_MsoNormal&gt;&lt;I&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı. Bardağı herkesin görebileceği bir şekilde tutuyordu. Bir soru sordu öğrencilerine: 'Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?' '250gr!' '200gr!' '300gr!' diye cevaplar geldi sınıftan.&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=EC_MsoNormal&gt;&lt;I&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 'Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem' dedi profesör, 'ama benim sorum, bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu? olacaktır.'&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=EC_MsoNormal&gt;&lt;I&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 'Hiçbir şey!' diye cevapladı öğrenciler.&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=EC_MsoNormal&gt;&lt;I&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 'Tamam, peki bir saat boyunca tutsaydım ne olurdu?' diye sordu profesör bu kez.&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=EC_MsoNormal&gt;&lt;I&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 'Kolunuz ağrımaya başlardı efendim' diye öğrencilerden biri cevapladı.&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=EC_MsoNormal&gt;&lt;I&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 'Haklısın, peki şimdi ben bir gün boyunca tutsaydım ne olurdu'&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=EC_MsoNormal&gt;&lt;I&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; '.. ( &lt;a href=&quot;http://silbastann.blogcu.com/yukunuzu-yere-birakin_16187441.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 09 May 2008 21:22:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İslam kadını aşağılamadı, siz anneliği aşağıladınız!</title>
            <link>http://silbastann.blogcu.com/islam-kadini-asagilamadi-siz-anneligi-asagiladiniz_16186751.html</link>
            <guid>http://silbastann.blogcu.com/islam-kadini-asagilamadi-siz-anneligi-asagiladiniz_16186751.html</guid> 
            <description>İslam kadını aşağılamadı, siz anneliği aşağıladınız!
&amp;nbsp;
Tesadüf mü? Biri çıkıp İslam'ın kadını aşağıladığını iddia ediyor. Söz bir biçimde anneliğe geliyor. O da ne? İslam'ın kadını aşağıladığını iddia eden 'modern' bay veya bayanların aklının dibini kazıdığınızda, anneliği fena halde aşağıladığını görüyorsunuz. Ortak noktaları bu.
&amp;nbsp;
Anneliği aşağılamanın teknikleri çok. Bunun başında dünyanın en şerefli işini yapan annelere &quot;boş kadın&quot; muamelesi yapmak geliyor. Onlara göre çalışıyor olmak için evden çıkmak lazım. Caddeyi görmek, caddeye görünmek lazım. Bir kadının &quot;çalışıyor&quot; sayılması için kamuya kendisini göstermesi şart. Sabah sekiz akşam dokuz (çünkü kadın ucuz işgücü) mesai yapması şart.
&amp;nbsp;
Bunlar için de başka şeyler lazım: Modern görünürlüğün vacibatından olan şeyler. Her gün aynı kıyafetle, aynı saç rengiyle, aynı ayakkabıyla, aynı çantayla gidilmez ki işe! Yenilemek lazım, rengini uydurmak lazım. Saça uygun elbise, elbiseye uygun ayakkabı, ayakkabıya uygun çanta, çantaya uygun cüzdan, ona uygun cep telefonu lazım&amp;#8230;
&lt;P&gt;Modası geçenleri değiştirmek lazım. Bunun için de modayı takip etmek lazım. Özetle üretim-tüketim çarkında yağ, değirmeninde un olmak lazım.&lt;/P&gt;
&amp;nbsp;
</description>
            <pubDate>Fri, 09 May 2008 21:14:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>HER ŞEYİN BİR ANLAMI VAR</title>
            <link>http://silbastann.blogcu.com/her-seyin-bir-anlami-var_16101721.html</link>
            <guid>http://silbastann.blogcu.com/her-seyin-bir-anlami-var_16101721.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=2 cellPadding=2 width=&quot;96%&quot; align=center border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD vAlign=top width=&quot;50%&quot;&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;&lt;/B&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG height=262 hspace=7 src=&quot;http://www.kemalsayar.com/deneme/hbav.jpg&quot; width=200 align=left vspace=5&gt;Her şeyin bir anlamı var. Bana diyorsun ki 'bu dünya anlamsız ve ben burada olmayı kendim seçmedim'. Bu sözcüklerde burası ile orası arasında asılı duran bir hayatın izleri var. Yokluk ve varlık arasında yürüyen bir ip cambazının hüneri var. Sevdim diyorsun. Sevdiğin zaman gelmeyecek adamları sevdin. Sesini duysa da çağrına icabet edemeyecek adamları. Onları sevmekle erkenden giden bir sevgiliyi çağırıyordun aslında. 'Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden / Çok seneler geçti dönen yok seferinden'. Çocukluğunun en büyük aşkı artık dönülemeyecek uzak ülkedeydi ve sen en uzak adamları seversen ve onlar seni severse, bir mucize olursa yani, belki onu geri getirebileceğini düşünüyordun. Yitirilen bir daha ele geçmedi. Uzak yakın olmadı. Canının acısı gün be gün katmerlendi. Hayatı sadece acıyan yerlerine bakarak tanıdın. Var olduğunu sadece yaralarına bakarak hissettin. Ruhun en derinlerine yerleşen ve bir burgaç gibi insanın içini oyan bir ağrıyla okudun kendini. İçinde katıksız gözyaşı olan bir hokkaya banılarak yazılmış bir hayat. Oldun mu öldün mü bilemedin.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Şimdi diyorum ki ben sana, her şeyin bir anlamı var. Çiçeğin, böceğin, dalları eğen rüzgarın, ağzımızdan çıktıktan sonra yüzyıllarca uzayda asılı duran sözcüklerin bir anlamı var. Hiçbir şey kaybolmuyor. Her hıçkırık, hayal kırıklığının yaydığı her titreşim, içimizde bir coşkunun pır pır kanatlanışı kaybolmuyor. Kainat gibi insan da enerjisini sakınıyor. Sonra dağınık duran her şey, biz onu çağırmasını bilirsek, bir yapbozun parçaları gibi birleşip bir şey söylüyor. Sonra yine dağılıyor... ( &lt;a href=&quot;http://silbastann.blogcu.com/her-seyin-bir-anlami-var_16101721.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 09 May 2008 23:23:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>FIRTINADA UYUYABİLİR MİSİN</title>
            <link>http://silbastann.blogcu.com/firtinada-uyuyabilir-misin_16098511.html</link>
            <guid>http://silbastann.blogcu.com/firtinada-uyuyabilir-misin_16098511.html</guid> 
            <description>&lt;P align=left&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik&lt;BR&gt;&amp;nbsp;satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde&lt;BR&gt;&amp;nbsp;çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce&lt;BR&gt;&amp;nbsp;çalışmaktan vaz geçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi&lt;BR&gt;&amp;nbsp;olur diyorlardı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın&lt;BR&gt;&amp;nbsp;haline bakıp 'çiftlik işlerinden anlar mısın?' diye sormadan edemedi&lt;BR&gt;&amp;nbsp;çiflik sahibi. 'Sayılır' dedi adam, 'fırtına çıktığında uyuyabilirim'.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boşverip çaresiz adamı işe aldı.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü&lt;BR&gt;&amp;nbsp;de görünce içi rahatladı. Ta ki o fırtınaya kadar:&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina&lt;BR&gt;&amp;nbsp;çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu: 'Kalk, kalk!&lt;BR&gt;&amp;nbsp;Fırtına çıktı. Herşeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.' Adam&lt;BR&gt;&amp;nbsp;yatağından bile doğrulmadan mırıldandı: 'Boşverin efendim, gidin&lt;BR&gt;&amp;nbsp;yatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim&lt;BR&gt;&amp;nbsp;ya.' Çiftçi adamın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi sabah ilk işi onu&lt;BR&gt;&amp;nbsp;kovmak olacaktı, ama şimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;Dışarı çıktı, saman balyalarına koştu: A-aa! Saman balyaları&lt;BR&gt;&amp;nbsp;birleştirilmiş, üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı. Ahıra&lt;BR&gt;&amp;nbsp;koştu. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı&lt;BR&gt;&amp;nbsp;desteklenmişti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı&lt;BR&gt;&amp;nbsp;kapatılmıştı. Çiftçi rahatlamış bir halde odasına döndü, yatağına&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;</description>
            <pubDate>Fri, 09 May 2008 22:54:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://silbastann.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>